Milletin ekmeğiyle oynatmayız!

Portfolio with this ID doesn't exist.

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, bir süredir Çorum’un gündeminde olan ekmek fiyatı tartışması ve Halk Ekmek üretimi çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dün makamında düzenlediği basın toplantısında, Çorum Belediyesi’nin neden ekmek üretimine karar verdiği sorusunu cevaplayan Başkan Külcü, söz konusu sürecin perde arkasını anlattı.

Belediye Başkan Yardımcıları Turhan Candan ve Ahmet Yabacıoğlu’nun da hazır bulunduğu toplantıda, Çorum halkı ve fırıncı esnafının konuyla ilgili talep ve görüşlerinden de bahseden Külcü, çarpıcı tespitlerde bulundu.

“Milletin ekmeğiyle oynatmayız” diyerek kararlılığını ortaya koyan Külcü, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Fırıncı esnafıyla bir mücadele içinde olduğumuz gibi yanlış bir izlenim uyandırmamak için çalışmalarımızı sessiz sedasız bir şekilde sürdürdük. Zaman zaman bu alanda attığımız adım eleştirilse ve sorgulansa da, bunların hiçbirine cevap vermeden 6-7 ayı geride bıraktık. Şimdi artık işin son noktasına doğru geliyoruz.

Öncelikli olarak ifade etmek isterim ki, birlikte görev yapacağımız şirket yönetimindeki arkadaşlar ve Belediye’nin üst yönetimi olarak biz devletçi bir ekonomi tarzını benimseyen idari anlayışa sahip değiliz. Mümkün olduğunca, özel sektörün piyasa koşulları içinde bu işleri yürütmesinden yanayız. Ama zaman zaman içinde bulunduğumuz şartlar ve zorluklardan kaynaklanan sıkıntılar oldu. Böyle durumlarda devlet gereken müdahaleyi yapar. Dün olduğu gibi bugün de o müdahale oluyor, gelecekte de bu tür koşullarda devlet müdahalesi devam edecektir.

‘ÇORUM’DA HER GÜN 200 BİN EKMEK TÜKETİLİYOR’

Ekmek, en temel beslenme ürünüdür. Kişi başına günde ortalama bir ekmeğin tüketildiği Çorum’da hergün 200 bini aşkın ekmek üretiliyor. Bu nedenle ekmek, dar gelirli ailelerin ekonomisinde yekün tutan bir harcama oluşturuyor. Bu da Belediyeleri mevcut şartlar dikkate alındığında ekmek üretimine mecbur bırakabiliyor.

Çorum Belediyesi’nin ekmek üretimi konusunda geçmişte kısa süreli bir tecrübesi oldu. 1990’lı yıllarda Ulu Mezarlık yanında, Eski Nikah Salonu civarında bir fırın kuruldu. Ancak o günkü piyasa koşullarında Belediye’nin ekmek üretimini sürdürmesi mümkün olmadı. Neticede, o dönemde Belediye, fırıncılardan ekmek fiyatında istedikleri gibi oynamama ve muhtaç ailelere ekmek fişi verme taahhüdü karşılığında ekmek üretimini sonlandırdı.

SEÇİM ÖNCESİ ZAM, SABRI TAŞIRDI

Peki biz bu noktaya nasıl geldik? Bu hususta iki kötü anımız var. Bunlardan biri 2015 yılı bahar aylarında seçime 15-20 gün kala 60-65 kuruş olan ekmeğin fiyatı bir anda neredeyse yüzde 50 zamla 1 TL’ye çıkarıldı. Bu adaba, edebe ve sosyal ilişkilere aykırı bir durumdu. Siyasi görüşlerin hiç bir önemi yok. Seçim öncesi ekmeğin fiyatında oynama yapılıyorsa orada iyi niyetten bahsedemeyiz. Bizim o süreçte yapabileceğimiz birşey yoktu. Bir süre sonra kendi aralarında ihtilafa düşen fırıncılar, ekmeğin fiyatını yeniden aşağı çekmişti.

‘HERŞEY BU MEKTUPLA BAŞLADI’

İkincisi çok daha kötü bir tecrübe. Esnafımızın bir kısmı bahsedeceğim bu durumdan acı ve utanç duyduklarını ifade ettiler. Biz de bu noktadan sonra bir adım atmak mecburiyetinde kaldık. Belediyemizin Halk Ekmek üretimi ile ilgili çalışmaları, bir esnafımızın Özel Kalem’e bıraktığı mektupla başladı. Bu mektup, ekmek üretiminde gayri hukuki ve gayri ahlaki uygulamaların başladığı dönemde bir fırıncı esnafımızdan geldi.

‘BU FERYADA DUYARSIZ KALAMAZDIK’

Söz konusu esnaf, mektubunda, ‘Çorum halkının ve sizlerin malumu olduğu üzere Oda Başkanı, ekmeği 1 TL’ye satmak için dışarıdan adamlar tutmuş. Tehdit ve korkuyla bu ekmeği sattırıyorlar. Karşılığında her fırından günlük 50-75 TL arasında para topluyorlar. Bu da günlük 2 bin TL eder. Ben kiracıyım. Aylık 1.000 TL kira ödüyorum. Bunlara verdiğim haraç ise aylık 1.500 TL. Her esnaf para ile adam tutarsa, Belediye/Devlet ne işe yarar?’ diyordu. İşte can alıcı soru, buna dur dememiz lazımdı. Esnafımızın feryadına duyarsız kalmamız mümkün değildi.

‘DEVLETLE DANS EDİLMEZ’

Devlet adamlığına yakışır şekilde o dönemki Oda yönetimini davet ettik. Edindiğimiz bilgiler ışığında yaptıklarının yanlış olduğunu söyledik. Asla gayri hukuki ve gayri meşru yollara başvurmamaları gerektiğini anlattık. Onlarsa bu bilgilerin gerçek olmadığını iddia ettiler. Bizse yaptıkları yanlışta ısrar ederlerse karşılarında devleti bulacaklarını hatırlattık. Devletle dans edilmez. Bir süre sonra bunu gördüler. Cumhuriyet Savcılığı ve Emniyet Müdürlüğü, bu hususta gerekli işlemi yaptılar. Biz de 2015 yılındaki gibi bir olayla karşılaşmamak için üretime yönelik çalışma başlattık. Gördüler ki, devlet ağır işliyor ama işini yapıyor.

‘MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNATMAYIZ’

Yapacağımız işi, lafı eğip bükmeden anlatayım. Milletin ekmeğiyle oynatmayız. Bundan böyle ekmeğe kafalarına göre zam yapamayacaklar. Bu hususta bir karar alacakları zaman son sözü Belediye söyleyecek. Belediyenin izni olmadan hareket edemeyecekler. Bunları söylerken asla hasmane ve rekabet duygusu içinde değiliz. Onlar işlerini yapmaya, fırınlarını işletmeye devam edecekler. Bizse piyasayı düzenleyici olarak işimizi yapmaya devam edeceğiz.

‘FIRINCI ESNAFI MAĞDUR OLMAYACAK’

Çorum’da şu an 80 civarında fırıncı esnafımız var. İçlerinden bir kısmının hata yapması bizim onlarla ilgili kanaatimizi asla değiştirmez. Esnafımız başımızın tacı, fırıncı esnafımız da öyle. 80 fırıncı esnafımız, çalışanları ve aileleri bizim için ne kadar önemliyse, geriye kalan 260 bin insanımız da en az onlar kadar önemli.

260 bin insanın tükettiği ekmekle ilgili kararları 80 kişiye, hatta fırıncı oda yönetimine seçilmiş 3-5 kişinin iradesine asla terketmeyeceğiz.”